Genellikle okullarda aldığımız eğitimlerin, teorik nitelikte olduğunu düşünürüz. Geçen yıllar ise durumun hiç de böyle olmadığını bizlere gösteriyor. Öğrendiğimiz her bilgi zamanla gerçek hayatta kullanabileceğimiz çok değerli öğretilere dönüşüyor. 

Şu sıralar okullara çok fazla gitme imkanımız olmasa da her daim bizimle olan bu değerli öğretilere göz attık. Tamamının günlük yaşamlarınızda sizlere katkı sağlamasını diliyoruz.

Ders, derste dinlenir.

Öğretmenlerimizin yıllarca bize söylediği bu söz, her şeyin yerinde ve zamanında yapılması gerektiğini anlatıyor. Diğer türlüsünün verimsiz ve sağlıksız olacağı, treni kaçırmamanın önemi bu değerli sözün arkasında gizlidir. “Sonra” çok geç olabilir. Bu sözü kulak ardı etmemekte fayda var.

Sınıfa öğretmenden sonra girilmez.

Bir sınıfa öğretmenden sonra girmek, okullarda en kabul edilemeyecek durumlardan biridir. Zamanında hepimizin dikkat ettiği bu durum, hayatlarımızın kalan kısmında bizlere önemli toplantılara, buluşmalara geç kalmamayı ve herkesten sonra oturumlara katılmamayı öğretti. Öğretmenlerimize her anlamda çok şey borçluyuz.

Günü gününe çalışmak gerekir.

Bilgi, öğrenildiği andan itibaren her geçen dakika zihinlerimizden yavaş yavaş uçmaya başlar. Öğretmenlerimizin bunu öngörerek bizlere aşıladığı günü gününe çalışma öğretisi, bizlere hayatlarımızın gelecek yılları için günlük çalışmanın/hazırlık yapmanın ve tüm çalışmaları son güne bırakmamanın önemini anlatıyor. Bu yaklaşımın ne kadar doğru olduğunu hepimiz birçok kez deneyimlemişizdir. Bu faydalı öğretiyi hayatlarımızın her alanına uygulamamız gerekiyor.

Parmak kaldırarak söz alınır.

Herkesin aynı anda konuştuğu, kimsenin kimseyi dinlemediği ortamların ne kadar rahatsızlık verici olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Öğretmenlerimiz, bu konunun da ilacını bizlere zamanında verdi aslında. Bizler bir nizam eşliğinde konuşma, söz bölmeme, karşı tarafı dinleme gibi güzel alışkanlıkları okullarda “parmak kaldırarak söz alma” öğretisiyle öğrendik. İyi ki de öğrendik.

Anlaşılmayan yerler sorulur.

Sormak hiçbir zaman ayıp değildir. Biz bunu da okul sıralarında öğrendik. Öğretmenlerimiz, “Anlamayan var mı?” ve “Sorusu olan?” gibi sözlerle bizlere hayatlarımızın hiçbir aşamasında soru sormaktan çekinmemeyi öğretti, bu değerli alışkanlığı kazanmamızı sağladı. Onlara ne kadar teşekkür etsek azdır.